Yumurtalık Kistleri

Yumurtalık Kisti Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?

 

 

 

Yumurtalık Kisti Nedir?
Yumurtalık kistleri, kadınlarda karın boşluğunda yer alan yumurtalık dokusunda meydana gelen, genellikle sıvı içeren oluşumlardır. Bazı tip yumurtalık kistlerinde, sıvı içeriği daha koyu kıvamlı olabilir. Ayrıca bazı yumurtalık kistlerinde, kist içerisinde solid alan olarak adlandırılan doku parçaları da gözlenebilir.

 

Yumurtalık Kisti Kimlerde ve Ne Sıklıkta Görülür?
Yumurtalık kistleri bebeklik çağından menopoza kadar her yaşta görülebilir. En sık olarak, üreme çağında karşımıza çıkarlar (Yaklaşık %8). Yumurtalık kistleri üreme çağı dışında, daha nadir olarak ergenlik öncesi dönemde veya menopozda da ortaya çıkabilir. Özellikle çocukluk çağı ve menopoz dönemindeki yumurtalık kistlerinde kanser ihtimali açısından daha dikkatli olunmalıdır. Menopoz çağındaki kadınlarda %2 oranında basit kistler izlenebilir.

 

Yumurtalık Kisti Önemli Midir? Yumurtalık Kanseri Riski Nedir?
Yumurtalık kistlerinin çok büyük bir kısmı iyi huyludur. Kanser gelişim riski ergenlik öncesi dönem veya menopoz döneminde çok daha fazladır. Bununla beraber üreme çağındaki bir kadında da yumurtalık kanseri gelişebilmektedir. Yumurtalık bölgesindeki kistler ve kitleler değerlendirilirken en önemli amaç, kanser olup olmadığının tespitidir. Bunun için de ultrason veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ve bunlara ek olarak kanda bakılan tümör belirteçlerinden faydalanılmaktadır.

 

Yumurtalık Kistleri ve Kitleleri Değerlendirilirken Hangi Noktalar Önemlidir?
Yumurtalık kistlerinde değerlendirme yapılırken kanser olasılığını dışlamak için çeşitli kriterler göz önüne alınmalıdır. Bu kriterlerin en başında hastanın yaşı, menopozal durumu, belirtileri gelmektedir. Bununla beraber ultrason incelemesinde kistin yapısı değerlendirilir. Örneğin, içeriğinde sadece sıvı olan kitleler genellikle iyi huylu (benign) olarak tespit edilirken, içeriğinde doku parçaları yer alan kitleler kanser açısından daha yüksek risk içermektedirler. Bununla beraber, kanda bakılan serum tümör belirteçlerinin değerlerinin yüksek bulunması (Örn; CA125 , HE4 gibi) kanser olasılığını arttırmaktadır.

 

Yumurtalık Kistlerinde Tedavi Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?
Yumurtalık kistleri veya kitlelerinde yaklaşımda en önemli nokta, acil bir jinekolojik durumun (Örn. Dış gebelik, yumurtalık torsiyonu (boğulması), kist yırtılması veya yumurtalık absesi gibi) veya kanser olasılığının dışlanmasıdır. Acil jinekolojik durumlar veya kanser olasılığı durumlarında genellikle cerrahi tedavi ön planda tutulurken, iyi huylu görünen kist ve kitlelerde tıbbi tedavi ve takip yönünde izlem yapılmaktadır. Yumurtalık kistlerinde en sık olarak karşılaşılan tip, fonksiyonel kistler olarak adlandırılan iyi huylu ve kendi kendine kaybolma olasılığı yüksek olan tipteki kistlerdir. Bunun dışında yine iyi huylu fakat kendiliğinden kaybolma olasılığı düşük olan kistler de mevcuttur. Bu tip kistlerde cerrahi tedavi ile kistin alınması gerekmektedir. Bunun dışında kanser tipi kitlelerde mutlaka öncelikle cerrahi tedavi yapılması gerekmektedir.

 

Çocukluk Çağındaki Yumurtalık Kistlerinin Önemi Nedir?
Yumurtalık kistleri çocukluk çağı veya ergenlik öncesi tespit edildiğinde, %10 kadarında kanser riski olabileceğinden çok dikkatli bir yaklaşım uygulanmalıdır. Nadiren anne karnındaki kız bebeklerde de yumurtalık kistleri tespit edilebilmektedir. Çocuklarda tespit edilen kistler iyi huylu olarak değerlendirilse de, bunların boğulması (torsiyon) veya kanser içermesi riskine karşı yakın bir izlem yapılması gerekmektedir.

 

Üreme Çağındaki Yumurtalık Kistlerinin Önemi Nedir?
Yumurtalık kistleri, üreme çağındaki yumurtlama aktivitesi nedeniyle bu dönemdeki kadınlarda sıkça ortaya çıkmaktadır. Bu kistlerin çok büyük bir kısmı iyi huyludur. Ancak, yine de kistin yapısı ve izlemdeki büyüme eğilimi dikkatle değerlendirilmelidir. En sık karşılaşılan kist tipleri folikül kistleri (yumurtlama kistleri), çikolata kisti (endometrioma) ve dermoid kistlerdir (teratom). Hastanın yaşının ilerlemesiyle, kanser tespit edilme riski artar. Örneğin 20-30 yaş arasındaki kadınlarda yumurtalık kanseri riski 100.000’de 2’lerde iken, 40-50 yaş arasındaki kadınlarda bu risk 100.000’de 15’lere kadar yükselmektedir.

 

Gebelikte Yumurtalık Kistlerinin Önemi Nedir?
Gebelik esnasında tespit edilen yumurtalık kistlerinin önemli bir kısmı iyi huyludur ve bunlarda sıklıkla takip yeterli olmaktadır. Ancak, kistin neden olduğu şiddetli ağrı, karın içine kanama gibi acil durumlarda cerrahi tedavi gerekebilmektedir. Çok nadiren gebelik esnasında yumurtalık kanseri de tespit edilebilir. Bu durumda gebelik haftası da göz önüne alınarak cerrahi tedavi veya kemoterapi gibi yaklaşımlar gerekebilmektedir.

 

Menopozda Yumurtalık Kistlerinin Önemi Nedir?
Menopoz çağında tespit edilen yumurtalık kistlerinde en önemli konu, kistin kanser içerip içermediğinin belirlenmesidir. Kanser riskinin belirlenmesinde çeşitli yaklaşımlar uygulanır. Bunların en başında hastanın şikayetlerinin detaylıca irdelenmesi ve kistin ne kadar süredir bulunduğunun tespit edilmeye çalışılması gelmektedir. Uzun süredir aynı boyutlarda izlenen bir kistte kanser olasılığı çok azken, kısa zamanda hızla büyüyen bir kistte kanser olasılığı çok daha fazladır. Bu hastalarda eğer kanser olasılığı dışlanamıyorsa hem tanı hem de tedavi amacıyla cerrahi tedavi ön plana çıkmaktadır.

 

Yumurtalık Kistlerinde Ultrason Görüntülemesinin Yeri Nedir?
Yumurtalık kistleri genellikle herhangi bir belirti vermezler. Bundan dolayı tanı sıklıkla herhangi başka bir nedenle yapılan ultrasonografi veya jinekolojik muayene esnasında konulur. Jinekolojik muayenede rutin olarak ultrason incelemesi yapılmaktadır. Bu inceleme esnasında kadın doğum uzmanı tarafından kistin boyutları ölçülür. Ayrıca kistin içeriği de detaylı bir şekilde incelenir ve ileri bir inceleme veya jinekolojik onkoloji uzmanına yönlendirme gerekliliği değerlendirilir. Kanser olasılığı normalin üzerinde olan kistlerde jinekolojik onkoloji uzmanlarına yönlendirme gereklidir.

 

Yumurtalık Kistlerinde Diğer Görüntüleme Yöntemleri Nelerdir?
Yumurtalık kistlerinin değerlendirilmesinde en sık kullanılan yöntem ultrasonografi olmakla birlikte, arada kalınan durumlarda veya başka hastalıkların dışlanmasında diğer görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Bu yöntemler arasında bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) yöntemleri sıklıkla tercih edilir. Bu yöntemler ultrasona göre üstün olmamakla birlikte, yumurtalık kistinin kanser riskini değerlendirmede yardımcı olabilirler. Ayrıca ultrason ile tespitin zor olabileceği anatomik bölgelerin değerlendirilmesi BT veya MR ile mümkün olabilmektedir. Pozitron Emisyon Tomografi (PET) yöntemi de, dokuların şeker tutulumunu baz alır ve kanser yaygınlığının belirlenmesinde yardımcı olabilir.

 

Yumurtalık Kistlerinde Tümör Belirteçlerinin Önemi Nedir?
Kanda bakılan serum tümör belirteçleri, yumurtalık kanserinde yükselebilir. Bu belirteçlerden en sık kullanılanı CA-125 (CA125) tümör belirtecidir. İleri evre yumurtalık kanserlerinin çok büyük bir kısmında CA125 yüksekliği tespit edilirken, yumurtalıkta sınırlı erken evre yumurtalık kanserlerinde sadece %50 oranında CA125 değerinin yüksek saptandığı bilinmektedir. Kanser dışı durumlarda da tümör belirteçlerinin özellikle de CA125 belirtecinin yükselebildiği unutulmamalıdır. Örneğin endometriyozis hastalığı, şiddetli rahim ve tüp enfeksiyonları veya apandisit gibi karın içi organların enfeksiyonlarında da CA125 değeri önemli ölçüde artabilir. Bundan dolayı tek başına CA125 yüksekliğinin yumurtalık kanseri varlığını göstermediği akılda tutulmalıdır. Herhangi bir yumurtalık kisti veya kitlesi tespit edilmemiş kişilerde, sadece tarama amacıyla doğrudan CA125 bakılması önerilmemektedir.

 

Yumurtalık Kistlerinde Cerrahi Yaklaşım Tipinin Belirlenmesi Nasıl Olmaktadır?
Yumurtalık kistleri veya kitlelerinde cerrahi yaklaşım kararı verildiğinde, cerrahi tipine de karar verilmektedir. Kistlerin tedavisinde klasik açık cerrahi (laparotomi) veya endoskopik cerrahi (kapalı yöntem – laparoskopi) yöntemleri tercih edilebilir. Cerrahi tipinin belirlenmesinde çeşitli faktörler göz önüne alınmaktadır. Hastanın genel tıbbi durumu, daha önce geçirmiş olduğu operasyonlar, kistin kanser olasılığı ve boyutu gibi faktörler değerlendirilir. Kapalı cerrahide (laparoskopi) iyileşmenin ve operasyon sonrası ağrının çok daha az olması nedeniyle, mümkün olan hastalarda bu yaklaşım tercih edilmelidir. En önemli faktörlerden birisi de cerrahın tecrübesi ve kistin kanser olarak tespiti durumunda yapılacak yaklaşıma uygun eğitimi almış olmasıdır.

 

Yumurtalık Kistlerinde Laparoskopi Yönteminin Avantajları Nelerdir?
Laparoskopik yada kapalı cerrahi, karın içinin karbon dioksit gazıyla şişirilmesi ile yapılır. Açık cerrahide kullanılan en az 10 cm uzunluğundaki kesi yerine genellikle göbek deliği ve karnın her iki yanındaki yarım veya 1 cm kesilerden girilen kamera ve cerrahi aletlerle operasyon gerçekleştirilir. Kesilerin çok küçük olması sayesinde operasyon sonrasında ağrı, açık cerrahiye nazaran çok daha az olmaktadır. Buna ilave olarak karın içi organlarda yapışıklık ve buna bağlı sorunlar da daha az meydana gelmektedir. Açık ameliyat sonrasında hastanın toparlanması ve günlük yaşama dönmesi 1 ay kadar uzun sürebilirken, laparoskopik operasyonlar sonrasında genellikle 1 hafta içerisinde hasta normal yaşamına dönebilmektedir. Bundan dolayı hastanın tıbbi durumu ve cerrahın tecrübesi uygunsa, yumurtalık kistlerinde olabildiğince laparoskopi yöntemi tercih edilmelidir.

Doç. Dr. Eralp Başer

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı

[email protected]+90 533 433 02 82

Randevu Alın