Genital Siğiller

Genital Siğil ve Tedavisi

Genital Siğiller Nasıl Oluşur? Nasıl Tedavi Edilirler?

 

Genital Siğil nedir ?

 

Genital siğiller (kondilom), human papillomavirus (HPV) virüsü enfeksiyonu ile meydana gelen bir durumdur. Genellikle birkaç milimetrelik ciltten kabarıklıklar veya yassı lezyonlar şeklinde karşımıza çıkar. Genital bölgede meydana gelen siğillerin %90’ından fazlasında HPV tip 6 veya HPV tip 11 sorumludur. Bu HPV tiplerinin kanser yapma potansiyeli çok düşüktür.

 

Genital Siğiller Nasıl Bulaşır ?

 

Genital siğiller büyük oranda cinsel temasla bulaşır. Bulaşma olması için ciltten cilde direkt temas olması gereklidir. Bulaşma olması için gözle görünür siğil olmasına gerek yoktur. Ancak siğillerin HPV virüs içeriği çok daha fazla olduğundan, genital siğillerden HPV bulaşma riski çok daha fazladır. HPV virüsü, cilt hücreleri (epidermis) arasındaki çatlaklardan girerek cilde yerleşebilir. Bulaşma sonrasında hemen siğiller oluşmayabilir. Haftalar veya aylar süren (ortalama 3 ay) bir uyku süresini takiben siğiller görünür hale gelebilir.

 

Genital Siğil Oluşumu için Risk Faktörleri Nelerdir ?

 

  • Cinsel partner sayısı: Genital siğil bulaşmasındaki en önemli risk faktörü, ciltten cilde cinsel temastır. Çok sayıda partneri olan erkek veya kadınlarda genital siğil gelişme riski doğal olarak artmaktadır.

 

  • Bağışıklık sistemi bozuklukları: Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda genital siğil gelişimi riski artar. Ayrıca bu kişilerde genital siğiller kolaylıkla yaygın hale gelebilir ve siğillerin vücuttan temizlenmesi zorlaşır. Örneğin HIV enfeksiyonu olan veya ciddi bağışıklık sistemi bozuklukları olan kişilerde genital siğil tedavisi zor hale gelmektedir.

 

  • Sigara veya tütün ürünleri kullanımı: Sigara kullanan bireylerde, genital siğil oluşma ihtimali artmaktadır. Siğil gelişme ihtimali günde içilen sigara sayısı ile orantılıdır.

 

 

Genital Siğiller Hangi Bölgede Ortaya Çıkar ?

 

Genital siğiller tipik olarak dış genital bölgede (vulva), kasıklarda, anüs yakınında, veya pubik bölgede ortaya çıkar. Genital siğiller tek veya çoklu sayıda oluşabilir. Çeşitli şekillerde lezyonlar olabilir (karnabahar şeklinde, et beni şeklinde, yassı lekeler şeklinde gibi). Siğillerin renkleri ten renginde veya daha koyu olabilir. Dermatoskop denilen büyüteç benzeri cihazla siğillerin tanısı daha kolay bir hal almaktadır.

 

Genital Siğillerin Klinik Seyri Nasıl Olmaktadır ?

 

Genital siğiller ortaya çıktıktan sonra çoğalıp çevre bölgelere yayılabilir. Bazı durumlarda da genital siğiller kendiliğinden kaybolabilmektedir. Mekanik travmalar (örneğin jiletle epilasyon, sürtünme, v.b.) genital siğillerin yayılmasını kolaylaştırır. Bağışıklık sistemindeki zayıflamalar, ciltteki enfeksiyonlar veya yaralanmalar viral sayıların artmasına ve tekrar siğillerin belirmesine neden olabilir.

 

Genital Siğillerin Kanserle İlişkisi Var Mıdır ?

 

Genital siğil yapan HPV tipleri çok büyük oranda HPV tip 6 veya tip 11’dir. Bunların kanser yapma ihtimali çok zayıftır. Ancak HPV tip 6 veya tip 11 ile birlikte kanser yapabilen yüksek riskli HPV tiplerinden biri de mevcutsa, genital veya baş-boyun kanserleri ortaya çıkabilmektedir. Siğillerin kansere dönüşümü oldukça nadir olabilmektedir. Bu durum ancak HIV enfeksiyonu gibi ciddi bağışıklık sistemi bozuklukları olan kişilerde olabilmektedir.

 

Genital Siğillerin Tanısı Nasıl Konulmaktadır ?

 

Genital siğil tanısı çoğunlukla fizik muayene ile konulmaktadır. Deneyimli bir hekim tarafından yapılan jinekolojik muayene ve gerekirse ışıklı bir mikroskop kullanımı (kolposkop veya dermatoskop) ile tanı konulur. Bazen siğil tanısını teyit etmek için siğil alınıp patolojik incelemeye gönderilebilir. Siğillerden HPV testi çalışılması gerekli değildir. Ayrıca tedavinin yönlendirilmesinde ek bir fayda sağlamamaktadır.

 

Genital Siğil Bulunan Kişilerde Ek Testler Gerekli Midir ?

 

Genital siğil tanısı konulan kadınlarda, cinsel aktivitesi mevcutsa diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından da inceleme yapılması faydalı olur. Rahim ağzı kanser taraması (smear testi) yapılmasının yanında chlamydia, mycoplasma, ureaplasma, HSV (herpes), sifiliz ve gonore (bel soğukluğu) gibi hastalıkların araştırılması önerilmektedir.

 

Genital Siğillerin Ne Zaman ve Kimden Kapıldığını Anlamak Mümkün Müdür ?

 

Genital siğiller bulaştırıcı temastan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir. Hatta daha önce genital siğil geçiren bir kişide, yıllar sonra genital siğil aynı bölgede veya yakınında ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle siğilin ne zaman ve nasıl bulaştığını anlamak pek mümkün değildir. Siğilin kişiden kişiye bulaşma ihtimalinin en yüksek olduğu zaman, siğille temas durumudur. 

 

Genital Siğillerden Korunmak Mümkün Müdür ?

 

Genital siğillerin önlenmesi mümkündür. Öncelikle siğille temas etmekten kaçınılmalıdır. Çünkü genital siğillerde viral yük çok fazladır ve kolaylıkla temas yoluyla virüsün bulaşması mümkündür. Cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı ile genital siğil bulaşma riski azaltılabilir. Ancak, kasık ve pubik bölge gibi alanlardaki siğillerden kolaylıkla bulaşma meydana gelebilir.

 

Genital siğillerin önlenmesinde en etkili yol, HPV aşılarıdır. HPV aşıları küçük yaştaki çocuklara dahi (9 yaşından itibaren) uygulanabilmektedir. HPV aşıları siğil yapan HPV tip 6 ve tip 11’e karşı %100’e yakın koruma sağlamaktadır. Bu sayede genital siğil gelişme ihtimali en az %90 azaltılabilir. Kişinin henüz cinsel aktivitesi olmasa da, HPV aşılarıyla ileride siğil gelişim riski çok azaltılabilir.

 

Genital Siğiller Neden Tedavi Edilir ?

 

Genital siğiller sağlık açısından ciddi bir tıbbi sorun teşkil etmeseler de, sayı ve boyutlarında artış ihtimali ve cinsel yolla partnere bulaştırma ihtimali nedeniyle tedavi edilmelidir. Genital siğillerin en önemli belirtileri kozmetik görüntüde bozulma, kimi zamanda kaşıntı ve kanama gibi rahatsız verici özellikleridir. Bu nedenle genital siğil tespit edilen kişilerde tedavi yaklaşımı daha çok benimsenir. Siğiller kendi haline bırakıldığında %40’ları bulan kaybolma ihtimali mevcuttur. Ancak lezyonların kaybolması o bölgede HPV’nin de atıldığını mutlak olarak göstermemektedir.

 

Genital Siğiller Nasıl Tedavi Edilir ?

 

Genital siğillerin tedavisinde ilaç uygulamaları veya cerrahi yöntemler tercih edilmektedir. Bir tedavi yönteminin diğerine belirgin bir üstünlüğü bulunmadığından, tedavi yöntemi tercih edilirken genital siğillerin lokalizasyonu, sayısı, hastanın tedaviye uygunluğu gibi faktörler göz önüne alınmaktadır. Çoğunlukla öncelikle ilaç uygulamaları tercih edilir. Eğer 3 hafta içerisinde tedaviden yanıt alınamazsa diğer tedavilere geçilmektedir. Bazen tedavi 15-16 haftaya kadar uzayabilmektedir. Özellikle yaygın genital siğilleri bulunan kişilerde cerrahi tedavi düşünülebilir.

 

 

Genital Siğillerin İlaçla Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır ?

 

Genital siğillerin ilaçla tedavisi genellikle siğillerin bulunduğu bölgeye lokal olarak uygulanan ilaçlarla yapılmaktadır. Bu ilaçların kendine göre etkinlikleri ve yan etkileri bulunduğundan, hastaya en uygun ve etkili olacak ilaç seçimi bu alanda deneyimli hekim tarafından yapılmalıdır. Aşağıda genital siğil tedavisinde uygulanabilen ilaçlardan bir kısmı yer almaktadır.

 

  • Triklor asetik asit (TCA) veya biklor asetik asit: Siğil dokusundaki proteinleri koagüle ederek hücre ölümüne neden olur. TCA mutlaka hekim tarafından uygulanmalıdır. Yanlış uygulama yapılırsa çevre dokularda yanıklara ve yara açılmasına neden olabilir. TCA gebelere de uygulanabilmektedir. Genellikle haftalık uygulama yapılır. Genellikle 3-4 hafta içerisinde başarılı tedavi sağlanmaktadır.

 

  • Podofilotoksin: Bitkisel kaynaklı bir reçinedir. Hücrelerin çoğalmasına engel olur ve uygulandığı bölgede hücre ölümüne neden olur.

 

  • Florourasil: Bu ilaç uygulandığı bölgedeki hücrelerde DNA sentezini bozar ve hücre ölümüne neden olur. Gebelikte kullanılmaz.

 

  • İmmün sistem uyarıcı ajanlar (Imiquimod ve Interferon): Bu ilaçlar lokal bağışıklık sistemini uyarırlar. Siğil bölgesindeki bağışıklık hücreleri sitokin denilen maddeleri salgılarlar. Bu şekilde HPV virüsü içeren hücrelerin yok edilmesi sağlanır. Gebelikte imiquimod (Aldara) kullanımı hakkında yeterli veri bulunmadığından, öncelikle diğer güvenli yöntemler tercih edilmelidir. Haftada 3 gün uygulama yapılacak şekilde 16 haftaya kadar uygulama yapılabilmektedir.

 

  • Sinekateşinler (Veregen): Bu ilaç bitkisel bir ürün olup hastanın kendisi tarafından uygulanmaktadır. Bağışıklık sistemini lokal olarak güçlendirerek etki ederler. Günde 3 kez uygulama ile 16 haftaya kadar bir sürede tedavi sağlanır.

 

  • Interferon: Bu ilaçlar bağışıklık sistemini uyarıcıdır ve bu şekilde anti-viral etkinlik sağlanmaktadır. Kas içine enjeksiyon, lokal krem şeklinde uygulama veya lezyon içerisine enjeksiyon şeklinde kullanılabilmektedir. Bu yöntemlerden en etkili olanı lezyon bölgesine enjeksiyondur. Bu tedavinin uygulandığı kişilerde grip benzeri halsizlik, kas-eklem ağrıları ve lokal ağrı olabilmektedir. Bu yan etkileri, uygulamadaki güçlükleri nedeniyle ilk sırada tercih edilen bir tedavi yöntemi değildir. Genellikle diğer tedavilerle olumlu yanıt alınamayan hastalarda kullanılır.

 

  • BCG (Bacillus Calmette Guerin): Topikal olarak bu ilacın uygulanması yeni bir yaklaşım olup, rutin uygulamaya girebilmesi için daha fazla sayıda bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır.

 

 

Genital Siğillerin Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır ?

 

Genital siğillerin tedavisinde cerrahi yaklaşımlar da oldukça sık tercih edilmektedir. Bunlar arasında kriyoterapi, elektrokoter, lazer, ultrasonik aspirasyon veya cerrahi doku çıkarılması (eksizyon) sayılabilir. Ablasyon (hedef doku hasarı ile etki eden) yöntemleri daha çok tercih edilmektedir. Cerrahi yöntemlerde tedavi genellikle ilaçla tedavi yöntemlerine göre daha çabuk olmaktadır. Cerrahi yaklaşımlarda tedavi sonrası pigmentasyon değişiklikleri (cilt renginde açılma veya koyulaşma) bazı hastalarda oluşabilmektedir.

 

  • Kriyoterapi: Genital siğillerde kriyoterapi sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntemde sıvı azot veya nitröz oksit kullanılarak, hedef doku dondurulmakta ve virüs içeren hücreler parçalanmaktadır. Aynı zamanda bağışıklık hücreleri de kriyoterapi alanına göç ederek geriye kalan virüslü hücreleri temizlemektedir. Bazı durumlarda tek tedavi seansı yeterli olabilirken, bazı hastalarda birkaç tedavi seansı gerekebilmektedir.

 

  • Koterizasyon (Elektrokoter): Bu yöntemde elektrik akımı üreten bir cihaz yardımıyla hedef siğil dokusu yakılarak lezyon tedavi edilmektedir. Koterizasyon oldukça etkili bir yöntem olmakla birlikte, uygulanması esnasında mutlaka lokal veya genel anestezi gerektirmektedir. Ayrıca derin dokulara uzanabilecek doku harabiyeti oluşturabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır.

 

  • Lazer: Lazer enerjisi, ışık enerjisi ile hedef dokuda sıcaklığa bağlı (termal) hasar meydana getirerek etki eder. Bu yöntemle derin dokulara hasar verilme ihtimali daha az olmakla birlikte, hastaların bir kısmında kötü yara iyileşmesi (skar) oluşabilmektedir. Uygulama bölgesinde kronik ağrı ve beyazlaşma meydana gelebilmektedir.

 

  • Ultrasonik aspirasyon: Ultrasonik aspiratör (CUSA) denilen bir cihazla hedef doku küçük parçalar halinde aspire edilir.

 

  • Cerrahi eksizyon: Özellikle büyük ve çok yaygın siğillerin tedavisinde bistüri yardımıyla doku çıkarılır ve oluşan doku boşluğu dikişle kapatılır. Bu yöntem anestezi gerektirir ve diğer yöntemlere göre daha ağrılı olabilmektedir.

 

Gebelikte Siğil Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır ?

 

Gebelikte siğiller hücresel bağışıklık sistemindeki zayıflama nedeniyle daha hızlı büyüme ve yayılma eğilimindedir. Bu nedenle bir gebede genital siğil tespit edilmesi halinde mümkün olduğu kadar erken müdahale yapılmalıdır. Tedavi ile görünürde hiç siğil kalmasa dahi bebeğe geçiş olabilmektedir. Hatta sezaryen yapılması dahi juvenil respiratuar papillomatozis denilen ve 2-5 yaş arasında ortaya çıkan HPV ilişkili hastalığı kesin önleyememektedir. Bu nedenle genital siğiller doğum kanalını kapatmadığı sürece sezaryen yerine normal doğum tercih edilebilir. Gebelikte genital siğillerin tedavisinde TCA (asit), kriyoterapi (dondurma), lazer veya elektrokoter kullanılabilir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında tedavi uygulandığında siğilin tekrarlama riski daha düşüktür.

 

Genital Siğillerde Tedavi Başarısı Nasıldır ?

 

Cerrahi tedavi yapılan kişilerde tedavi sonrası ilk anda başarı %100’leri bulmaktadır. Ancak %20 kadar hastada lezyonların tekrar edebileceği bilinmektedir. İlaç tedavisi uygulanan kadınlarda tam tedavi daha fazla zaman almakta, ayrıca benzer nüks oranları görülmektedir. Dolayısıyla genital siğillerin tekrarlama ihtimalleri hem cerrahide hem ilaçla tedavide benzerdir.

 

Genital Siğil Saptanan Kadınların Partnerlerinde Yaklaşım Nasıl Olmaktadır ?

 

Genital siğil saptanan kadınların partnerleri genital siğiller konusunda bilgilendirilmelidir. Lezyon şüphesi varsa değerlendirme için üroloji veya dermatoloji uzmanlarına yönlendirme yapılabilir.  Partnere HPV testi yapılması pratik açıdan anlamlı olmadığından (HPV olsa da siğil oluşmayabilir) önerilmemektedir. HPV aşısının yapılması cinsel partnerler açısından koruyucu olmaktadır, bu nedenle daha önce yapılmadıysa tavsiye edilir.

 

 

Doç. Dr. Eralp Başer

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı

[email protected]+90 533 433 02 82

Randevu Alın